
bir kaparken farkındayım yaşadığımın, bir de açtığımda..
göz açmakla kapamak arasında geçiyor zaman..
yatınca yatağa dalmak bile gelmiyor insanın içinden..
her şeyin daha gerçek olduğu bir yerde..
bütün o duyguların,
korku, endişe, özlem, hüzün, bazen mutluluk..
yaşıyor olduğunu sandığımız her şeyi nefes alıp veriyor diye nitelerken..
bir kalemin diriden farkı ne ki ya da bir duvarın..
acımaz mı canı bir balyozla yerle bir olduğunda..
bundan en çok yalnızlığımı seviyor ve bundan nefret ediyorum belki de hayattan..
elle tutulmasa da en gerçek yaşadığım duygu olduğu için seviyorum..
bir taş olsaydım bir taşın yükünü sırtlansaydım omzuma..
bir kağıt olsaydım kalemin derdini dinleyen..
en güzel yaptığım iş benim oyunculuk
bana biçilen rolü sevmesem de, benden başka kimse oynayamazdı beni..
entrikaları, yalanları, sanrıları, çirkinlikleri..
kimse benim gibi anlamlandıramazdı..
her ne kadar oynuyor olsam da..
ömrümde okuduğum en boktan senaryo hayat..